Kırmızı Nokta Belası
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kırmızı nokta belası artık evimizde, bilgisayarımızda, cebimizde kısacası, hayatımızın her yerine sızmayı başardı. Artık öyle bir hal aldı ki; siz istemeseniz de bu saldırıya maruz kalıyorsunuz. Mesela; internette rutin araştırmalar yapıyorsunuz, araştırmalarınız sırasında karşınıza ahlaksız reklamlar ve kırmızı nokta içerikli sayfalar gelebiliyor. Ne kadar antivirüs ya da önleyici programlar kullansanız da engellemek bazen imkansız olmakta. Sadece internet dünyasında mı bu böyle? Kesinlikle değil.
Ankara’da yaşayanlar çok iyi bilir; yollara saçılan eskort reklamlarını. Evinizden çıkıp işinize giderken, otobüs beklerken, gezerken bu reklamları görmemeniz mümkün değil. “Çıtır Eda, Ateşli Buse…” Ne kadar dejenere olduk artık değil mi? Bu sektör öncesinde de vardı, şimdi de var gelecekte olacak ondan bahsetmiyorum. Artık işin gizli alanen yapılması; insanların gözünün içine sokarcasına yapılması bana garip gelen. Ergenlik dönemindeki çocukların bu konulara maruz kalması bence cinsel münasebetin çok yanlış anlaşılmasına yol açacaktır. Belkide kişide onarılması mümkün olmayan izler bırakacaktır.
Televizyon programlarına değinmeden yapamıyacağım. Bence bu programlar kırmızı nokta sektöründen daha tehlikeli. Doğru yayın yapan, bilgi veren programları tenzih ediyorum. Benim bahsettiğim “Evlendirme Programları” denen ahlaksızlık abidesi programlar. Bir bayan çıkıyor ya da erkek; -evlenmek istiyorlar güya? Dışarıda insanların köküne kıran girdi ya! O yüzden buradan evlenmek istiyorlarmış (!)” evlendir beni diyor sunucuya. Sunucuda tabi ne istersin diyor. O da sayıyor özelliklerini… bunların hepsi kurmaca, gündem değiştirmek ve insanları düşünmekten alıkoymak için planlanmış oyunlar. “Bak Semih adayını beğenmedi” diye insanlar kendine dert ediniyor nedense? Ne saçma bir millet olduk inanamıyorum. Vur patlasın, çal oynasın…
İzlediği programlar insanların zihninde yer ediniyor ve bu da bize toplumsal sorun olarak geri dönüyor. Ahlaksızlık boyutunda nasıl böyle cesur olduk sanıyorsunuz. İşte bu zihin işgaliyle, dayatmalarla, sorgulamadan benimsemekle bu hale geldik. Benim korkum; ilerde kırmızı nokta sokaklarda ayan-beyan yapılacak olması. Buna bizi ilmek ilmek hazırlayıp; ileri ki süreçte bu konuya kayıtsız kalacağız. Çocuklarımız ahlak yoksunu, örf ve adetlerinden kopmuş, dalından düşen yaprak misali savrulacak. Siz ne kadar önlem alırsanız alın, ne kadar ailenizi ve çocuğunuzu soyutlamaya çalışırsanız çalışın; tam anlamıyla başarılı olmak bu ortamda mucize.
Topluma hayretle bakıyor, değişimlere akıl erdiremiyorum şahsım adına. Korkunç bir toplumsal sorunla karşı karşıyayız biz farkında olmasakta.